Böbreklerin İki Düşmanı: Tuz ve Şeker


Günümüzde en sık rastlanan rahatsızlıklar arasında böbrek rahatsızlıkları da gelmektedir. Böbrek rahatsızlıklarının oluşmasındaki başlıca etkenler ise genetik etkenler, İdrar yolu enfeksiyonlarının çok sık geçirilmesi, suyun yeterli tüketilmemesi, protein içerikli besinlerin bol tüketilmesi, diyabet, hipertansiyon, sigara tüketimi, obezite ve D vitamininin yüksek olmasıdır. Bunlar haricinde birçok nedene bağlı olarak da böbrek rahatsızlığı yaşanabilir.

Böbrek Taşının Oluşmasındaki Etkenler

Böbrek taşının oluşumundaki önemli faktörlerden birisi kanın temizlendiği esnada mineral ve tuzların oluşturduğu sert tortulardır. Diğer bir önemli etken ise gün içerisinde yeterli sıvı alınmamasıdır. Vücudun yeterli su ihtiyacının karşılanmaması halinde idrarla atılan maddelerin yoğunluğu arttığı gibi idrar asidik bir hale dönüşür. Böbrek taşı oluşumunun erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre çok daha fazladır. Böbrek taşı oluşumunda genetik faktörler ile daha evvel böbrek taşı düşürülmesi riski ciddi derecede artırsa da protein içerikli besinlerin, tuz ve şekerin bol tüketilmesi de böbrek taşının oluşumunda ciddi risktir. Yine obez olan kişilerde böbrek taşı oluşumuna daha sık rastlanır. Kullanılan bazı ilaçlarda (diüretikler, kalsiyum bazlı antiasidler vb.) böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlamaktadır. İdrar yolu enfeksiyonlarının sık geçirilmesi, D vitamini ve kalsiyum takviyesinin çok uzun zamandan beri alınması böbrek taşı oluşumunda göz ardı edilemeyecek faktörlerdir.

Böbrek taşı oluşumunu engellemek için alınacak ilk tedbir gün içerisinde yeterli su tüketilmesidir. Günlük alınan su miktarı ise vücuttan çıkan idrarın üstünde olmalıdır. Vücuttan çıkan idrarın berrak renkte olması vücutta yeterli su olduğunu gösterir.

Böbreklerin Fonksiyonları Yaşamsaldır

Vücutta biriken zararlı atık maddelerin idrarla vücuttan atılma görevi böbreklere aittir. Vücutta sıvı-elektrolit dengesinin düzenlenmesinde temel işlevi böbrekler görür. Vücut için yaşamsal ehemmiyetteki asid-baz dengesini düzenleyen organdır. Böbrekler tarafından salgılanan maddeler tansiyonu dengede tutar. Yine böbreklerin salgıladığı eritropoetin hormonu vücuda kan yapımı uyarısında bulunur. Vücuttaki D vitaminini kullanarak kemiklerin yapımını düzenleyen organdır.

Aşırı Yoğurt Tüketmeyin

Böbrek sağlığının korunmasında en önemli besinler fesleğen, elma, üzüm, kereviz, karpuz ve nardır. Bu besinlerin bol bol tüketilmesinin yanı sıra B6 vitamini takviyesinin alınması böbrek taşı oluşumunun engellenmesinde çok önemlidir. Yoğurt ise sanıldığının aksine böbrek taşı oluşumunun engellenmesinde o kadar etkin bir besin değildir. Tam aksine aşırı yoğurt tüketimi ve kalsiyum açısından zengin beslenmek böbrek taşı oluşumunda riski ciddi yükseltir.


Yorum Gönderme

8 Yorumlar

  1. Birçok Avrupa ülkesinde özellikle tuzluğun restoran masalarından kaldırıldığını biliyiorum. Çok kıymetli bilgiler vermişsiniz, çok teşekkürler. Ayrıca bloguma yaptığınız ziyaret için de teşekkürler. Selamlar :))

    YanıtlayınSil
  2. Şekerin zararları malum. Bırakalı yıllar oluyor. Ancak tuz, orijinal kaya tuzu olarak kullanılırsa, vücuda faydaları var. Tabii kararında kullanmak gerek. Her şeyin fazlası zarar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gülhan hanım şeker ve tuzu bende ne kadar bırakmak istesemde bir türlü bırakamıyorum. Teşekkürler yorum için

      Sil
  3. Evet malesef ki vücudumuza çok zararları olmasına rağmen haddinden fazla tüketiyoruz. Neyse ki şekeri bayağı azalttım tuz içinde çaba gösteriyorum teşekkür ederiz kaleminize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Engin bey teşekkür ederim yorum ve desteğiniz için

      Sil
  4. alla alla yoğurt öyle mi, saol yaaa ilginç yazıydıııı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlerde bakalım hangi faydalı bir yyeceğin zararlı olduğunu göreceğiz. Teşekkürler yorum ve destek için

      Sil