Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Büyükbaş Hayvancılık

Türkiye bulunduğu coğrafyadan dolayı yıllardır bir tarım ve hayvancılık ülkesidir. Anadolu toprakları yüzyıllardır beri üzerinde bulunan bütün medeniyetlere bereketli yanını göstermiştir. Bu toprakların bu kadar bereketli topraklara sahip olmasının sebebi dünyanın oluşumu döneminde Anadolu bulunan Tetis denizinin yükselmesi ile toprağın da birçok mineral bulunmasındandır. Buna ek olarak bulundurduğu akarsular ile toprak verimin de artış olmaktadır. Toprağın bu kadar verimli olması bu coğrafyada hayvanlığında gelişmesine ortam sağlamıştır. Geniş ve verimli otlakların bulunması meracılık imkanlarının çok olması hayvancılığı ve bunun özelinde büyük baş hayvancılığın gelişmesine sebep olmuştur.

Türkler bu topraklara Orta Asya bölgesinden gelmişlerdir. Gelirken yanlarında inek, sığır gibi büyükbaş hayvanlarını da getirmişlerdir ve bu sayede Türklerin Anadolu’da ki büyük baş hayvancılık yetiştirme macerası başlamış bulunmaktadır. 13.Yüzyıldan bu yana bu coğrafya büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli bir coğrafya olmuştur. Osmanlı döneminde de büyükbaş hayvan yükseliş göstermiştir. Büyük başın hem etinden hem sütünden hem de derisinden yararlanmışlardır. O dönemlerde inek yetiştiriciliğinde hayvanlarını beslemek için otlakları kullanmışlardır. Dönem dönem yaylak ve kışlak olarak otlak değiştirmişler ve bu sayede hayvanlarını besleme imkanı bulmuşlardır. Ancak sanayi devrimi hayatın bütün alanlarını etkilediği gibi tarımı ve hayvancılığı da etkilemiştir. Tarımda makineleşme sayesinde biçerdöverler ve balya yapma makinelerin ortaya çıkması büyük baş hayvancılığının gelişimine büyük katkı sunmuştur. Şimdi ki dönemlerde ise hayvanlarını beslemek için çiftçilerin birçok imkanı bulunmaktadır. Son dönemlerin en çok kullanılan büyükbaş hayvan yemi mısır silajıdır. Mısırın hem kökü ile hem de sebzesi ile biçilerek hayvanlara verilmesidir. Büyük çiftlikler genellikle tek bir yem vermek yerine birçok yemi ve ek vitaminleri karıştırarak karma yemler oluşturarak süt verimini artmak için çabalamaktadırlar. Son dönemlerin en yeni yemi olarak da hasıl gündemdedir. Küçük bir alanda az maliyetle üretilen hasılların hayvanların süt veriminde ki artışı ve maliyetinin az olması sebebi ile çiftçiler tarafından tercih edilmektedir.

Üreticilerin birçoğu modernleşen dünyaya ayak uydurmuşlar ve ahırlarını geliştirerek tesislere dönüşmüşlerdir. Ancak bazı çiftçilerimiz hala küçük işletmeleri ile dam denilen küçük alanlarda az sayıda hayvan yetiştirmektedirler. Büyük tesisler et ve süt üretiminde ülkemizde büyük bir pay sahibi konumundadır. Üreticilerin yapması gereken en temel şey geçmiş bilgilerine körü körüne bağlanmak yerine bilimsel gelişmeleri takip ederek üretimlerini ve tesislerini buna göre düzenlemek.



Yorum Gönderme

0 Yorumlar